Fidel’in Yüzünden Filmi

Gösterim Tarihi: 1 Şubat 2008
Yönetmen:  Julie Gavras
Oyuncular: Stefano Accorsi, Julie Depardieu, Benjamin Feuillet,
Senaryo: Julie Gavras,Arnaud Cathrine
Müzik: Armand Amar
Görüntü Yön: Nathalie Durand
Tür: Dram-Politik
Süre: 93 Dk.
Yapım Yılı: 2006
Ülke: Fransa
Dağıtımcı: A.E

1970 sonbaharında Anna dokuz yaşındadır. Gazeteci annesi Marie, zengin bir İspanyol aileden gelen avukat babası Fernando, kardeşi François ve her şeyini kaybetmesinden Castro’yu sorumlu tutan Kübalı dadısı ile Paris’te yaşar. Rahat ve huzurlu yaşamlarına düşen tek gölge, İspanya’da faşist Franco yönetimine karşı mücadele veren eniştedir. Komünist olması nedeniyle, evde eniştenin adı dahi anılmamaktadır.

Ailenin burjuva yaşamı, eniştenin öldürülmesi ve bu olayın ardından, eşi ve çocuğunun İspanya’dan kaçarak yanlarına sığınmasıyla altüst olur. O güne dek İspanya’daki duruma tepkisiz kalan Anna’nın babası, derin bir suçluluk duygusuna kapılır. Eşiyle birlikte Şili’ye ideolojik bir yolculuk yapar ve dönüşte geniş ve bahçeli evlerini bırakıp küçük bir apartman dairesine taşınırlar. Ateşli siyasi aktivistlere dönüşen anne-babasının yeni dünyası, Anna için farklı anlamlar taşır: Ev değiştirmek, düzensizlik, dadısını kaybetmek ve yeni yüzler… Evleri günün her saati sakallı adamlarla dolar; annesi kadın haklarını savunan bir kitap yazmaya girişir; babası ise “faşist” bulduğu Mickey Mouse’u okumasını yasaklar.

Filmdeki dokunaklı öğe, küçük kızın alışık olduğu eski yaşam biçimini yenisi içinde eritmeyi başaramaması, hatta buna güçlü bir tepki sergilemesidir. Çatık kaşlarıyla etrafında olan biteni kavramaya çalışan Anna, çoğu zaman yaşından beklenmeyecek bir olgunluk sergiler. Tıpkı ailesiyle katıldığı bir gösteride, üzerlerine atılan gözyaşı bombasının sisi ile sarmalandığında olduğu gibi…

Film, Türkiye de dahil tüm Avrupa’yı derinden etkileyen 1970-71 arası dönemi ve yaşanan radikal değişimleri Anna’nın kişisel öyküsüyle bağdaştırıyor. Kadın hakları adına verilen mücadele, faşist darbeler, emperyalizm karşıtlığı… Bu olayların fon oluşturduğu film, çatışan ideolojiler, sınıf, ulus, cinsiyet, din ve aile bağları gibi konuları küçük Anna’nın bakış açısından anlatıyor.

İlginizi Çekebilir

Etiketler:

 

Eğer yazıyı beğendiyseniz ya da ekleyecekleriniz varsa, lütfen yorumunuz yazın veya RSS aboneliği ile yeni yazılardan anında haberdar olun.

Yorumlar

Gavras’ın yapıtını yapıt kılan öğe, politize edilen ebeyven yaşamın ve temiz, açık kalpli çocukların apolitik dünya bakışları bileşimidir. Yine de, yetişkinler çocuk gibi düşleri ile yaşarken ve onları tüm kalpleri ile dilemeleri ve hayata geçirme istenci ile kendi dünyalarını şekillendirirken, düşlerinden, oyuncaklarından erken vazgeçen çocuk yaşamı var film kareleri içinde. Her iki taraf, adeta iki ayrı kutba dönüşür zamanları, bazen de, özellikle Pazar günlerinde, bunlardan en değerlisi yok bu dunyada…
Ve her iki taraf, karar vermeye mahkûmdür. Bir yanda kendi hayatları varken, diğer taraftan da çocuklarının gelecekleri için daha adil dünya düşü yaşamaktadır. Küçük kız Anna için ise, bir yandan okulu ve dini öğretisi, diğer taraftan mitoloji, ideoloji gibi anlamsız şeyler genç kafasını karıştırmaktadır. Suçlu Fidel dediyse de, suçluların Babası ve Annesi olduğunu düşünmektedir…

Yorum Yazın

(gerekli)

(gerekli)